18 Kasım 2009 Çarşamba
Bu mesaja dikkat!
Son dönemde moda olan cep telefonuna gelen ödül kazandınız SMS'leri furyasına bir yenisi daha eklendi. Telefonunuza gelen bir SMS size para ödülü kazandığınızı belirtiyor. Aradığınızda aksanı bozuk kişiler tarafından 35 bin TL para ödülü kazandığınızı ve bu para ödülünü yatırmak için sizden hesap numarası istiyorlar. Kendilerinin ise bir bankada hesap numaraları olduğunu ve paranın 17 bin TL'sini kendi bağlı bulundukları banka şubesine arayan kişi adına hesap açılarak yatırılacağını söylüyorlar. Paranın geri kalan kısmını ise kendi hesap numaranıza aktarılacağını söylüyorlar. Yalnız tek bir şartla! 8 adet 250 kontör alıp kontör kartındaki şifreleri vermeniz gerekiyor. Aman dikkat, kontör avcılarının tuzağına düşmeyin.
Namaz vakitleri Twitter'da
İnternette arkadaşlarınızla mesajlaşırken namaz vakitlerini de takip etmek ister misiniz? Twitter üzerinden başlayan hizmetle www.namaztwit.com adresine girerek bulunduğunuz ili seçip günde 5 vakit ezandan ücretsiz olarak haberdar olabilirsiniz.
03 Kasım 2009 Salı
Google domuz gribinin peşinde
Amerikalı internet devi Google’ın yeni başlattığı hizmetle grip salgınının Avrupa’daki seyri internetten izlenebiliyor.
Avusturya, Bulgaristan, İsviçre, Almanya, Macaristan, Hollanda, Polonya, İspanya, İsveç, Fransa, Norveç, İspanya ve Belçika’yı kapsayan “Google Flu Trends” adlı uygulamanın, aşamalı olarak dünyanın başka ülkelerini de kapsaması bekleniyor.
İlk olarak geçen yıl ABD’de başlatılan, daha sonra Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda, Meksika, Ukrayna ve Rusya’nın eklendiği hizmetin, grip salgını hakkında günlük olarak hızlı bir bilgi sağlanması ve gerekli uyarıların yapılması olduğu belirtildi.
Avusturya, Bulgaristan, İsviçre, Almanya, Macaristan, Hollanda, Polonya, İspanya, İsveç, Fransa, Norveç, İspanya ve Belçika’yı kapsayan “Google Flu Trends” adlı uygulamanın, aşamalı olarak dünyanın başka ülkelerini de kapsaması bekleniyor.
İlk olarak geçen yıl ABD’de başlatılan, daha sonra Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda, Meksika, Ukrayna ve Rusya’nın eklendiği hizmetin, grip salgını hakkında günlük olarak hızlı bir bilgi sağlanması ve gerekli uyarıların yapılması olduğu belirtildi.
Reklam panosu olabilirsiniz
Teknoloji firması Xerox, slikon yerine plastik yüzeyler üzerine çok düşük maliyetle elektronik devre basılmasını sağlayan bir teknolojiyi kullanıma sunuyor.
"Gümüş Kurşun" adı verilen teknoloji ile plastik, kumaş, film gibi farklı yüzeyler üzerinde sıra dışı teknolojik uygulamalar yapılabilecek. Elektronik devreli giysilerle sokakta yürüyenler reklam panosuna dönüşebilecek, katlanabilir plastik ekranlar, kitap okuyucuları, akıllı ambalajlar gibi birçok teknolojik yenilik hayatımıza girecek.
Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Xerox, çok düşük bir maliyetle elektronik devreleri plastik, film ya da tekstil ürünlerinin yüzeylerine basmayı sağlayacak bir teknolojinin kullanıma ve ticarileştirmeye hazır olduğunu duyurdu. Xerox'un geliştirdiği özel gümüş mürekkep ile plastik ve dokuma gibi farklı yüzeyler üzerinde, bilgisayar kontrollü akıllı elektronik uygulamalar yapılabilecek.
Xerox'tan yapılan açıklamaya göre "Gümüş Kurşun" adı verilen plastik yüzey üretildi. Şu an kullanılan silikon bazlı çip üretiminin yüksek üretim maliyetleri, geniş kitlelerin kullanımına bu tür teknolojilerin sunulmasını engelliyordu. Xerox, 150 derece gibi bir ısıda eriyebilen plastik üzerine, plastiğin formunu bozmadan 140 derece gibi daha düşük bir ısıda iletken elektronik devrelerin basılmasını sağladı. Düşük sıcaklıkta eriyen gümüş mürekkep ile iletken elektronik devrelerin basılabilmesi, yapılması düşünülen uygulamaların ticarileştirilmesinin önündeki fiyat engelinin de aşılmasını sağladı.
Xerox konu ile ilgili firmalara çağrıda bulunarak; üreticilere, uygulama geliştiricilere örnek materyaller sunacağını, geliştirilen teknolojinin test edilmesine, potansiyel uygulama alanlarının değerlendirilmesine izin vereceğini açıkladı. Xerox'un bu buluşu; değiştirilebilir mesajlar veren elektronik giysiler, içinde kaç adet hap kaldığını söyleyen akıllı ilaç kutuları, çantalarda taşınabilecek katlanabilir ekranlar, düşük maliyetli RFID etiketleri gibi uygulama alanları sektörden sektöre değişebilecek sayısız sıra dışı uygulamanın geliştirilmesine imkan sağlayacak. Elektronik devreli giysilerle sokakta yürüyenler reklam panosuna dönüşebilecek, katlanabilir plastik ekranlar, kitap okuyucuları, akıllı ambalajlar gibi birçok teknolojik yenilik hayatımıza girecek.
Xerox'un yeni teknolojisi ile slikon çip üretiminde gerekli olan özel steril ortam donanımlarına ihtiyaç olmadan, sürekli form baskısı yapan bir yazıcıda doküman basıyormuş gibi elektronik devreler basılabilecek. Elektronik devrelere güç vererek çalışmasını sağlayacak, enerji depolama özellikli güneş enerjisi hücreleri de plastik yüzeyler üzerine basılabilecek.
"Gümüş Kurşun" adı verilen teknoloji ile plastik, kumaş, film gibi farklı yüzeyler üzerinde sıra dışı teknolojik uygulamalar yapılabilecek. Elektronik devreli giysilerle sokakta yürüyenler reklam panosuna dönüşebilecek, katlanabilir plastik ekranlar, kitap okuyucuları, akıllı ambalajlar gibi birçok teknolojik yenilik hayatımıza girecek.
Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Xerox, çok düşük bir maliyetle elektronik devreleri plastik, film ya da tekstil ürünlerinin yüzeylerine basmayı sağlayacak bir teknolojinin kullanıma ve ticarileştirmeye hazır olduğunu duyurdu. Xerox'un geliştirdiği özel gümüş mürekkep ile plastik ve dokuma gibi farklı yüzeyler üzerinde, bilgisayar kontrollü akıllı elektronik uygulamalar yapılabilecek.
Xerox'tan yapılan açıklamaya göre "Gümüş Kurşun" adı verilen plastik yüzey üretildi. Şu an kullanılan silikon bazlı çip üretiminin yüksek üretim maliyetleri, geniş kitlelerin kullanımına bu tür teknolojilerin sunulmasını engelliyordu. Xerox, 150 derece gibi bir ısıda eriyebilen plastik üzerine, plastiğin formunu bozmadan 140 derece gibi daha düşük bir ısıda iletken elektronik devrelerin basılmasını sağladı. Düşük sıcaklıkta eriyen gümüş mürekkep ile iletken elektronik devrelerin basılabilmesi, yapılması düşünülen uygulamaların ticarileştirilmesinin önündeki fiyat engelinin de aşılmasını sağladı.
Xerox konu ile ilgili firmalara çağrıda bulunarak; üreticilere, uygulama geliştiricilere örnek materyaller sunacağını, geliştirilen teknolojinin test edilmesine, potansiyel uygulama alanlarının değerlendirilmesine izin vereceğini açıkladı. Xerox'un bu buluşu; değiştirilebilir mesajlar veren elektronik giysiler, içinde kaç adet hap kaldığını söyleyen akıllı ilaç kutuları, çantalarda taşınabilecek katlanabilir ekranlar, düşük maliyetli RFID etiketleri gibi uygulama alanları sektörden sektöre değişebilecek sayısız sıra dışı uygulamanın geliştirilmesine imkan sağlayacak. Elektronik devreli giysilerle sokakta yürüyenler reklam panosuna dönüşebilecek, katlanabilir plastik ekranlar, kitap okuyucuları, akıllı ambalajlar gibi birçok teknolojik yenilik hayatımıza girecek.
Xerox'un yeni teknolojisi ile slikon çip üretiminde gerekli olan özel steril ortam donanımlarına ihtiyaç olmadan, sürekli form baskısı yapan bir yazıcıda doküman basıyormuş gibi elektronik devreler basılabilecek. Elektronik devrelere güç vererek çalışmasını sağlayacak, enerji depolama özellikli güneş enerjisi hücreleri de plastik yüzeyler üzerine basılabilecek.
71 milyon TL ceza
İnternette arama motoru piyasasının 1 numaralı şirketi Google'a yapılan vergi denetiminde şirketin Türkiye'de aldığı ilan ve reklama karşılık yurtdışından fatura kestiği belirlendi. 71 milyon TL ceza kesildi
İstanbul Vergi Denetmenleri bürosuna bağlı vergi denetmenlerince internet arama motoru Google hakkında yapılan soruşturma tamamlandı. Yapılan inceleme sonunda Google şirketine 71 milyon TL tutarında vergi cezası kesildi. Türkiye'de hızla büyüyen internet reklamcılığı pazarında Google'ın en büyük paya sahip olduğu belirtiliyor. Vergi denetmenlerinin Google Ireland şirketinin Türkiye'deki firmaların reklam ve ilan işlerini Türkiye'deki temsilcisi olan Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd Şti. aracılığı ile yaptığını, ancak işi sanki temsilci aracılığıyla değil de doğrudan doğruya kendisi yapmış gibi göstererek bu ilanların faturasını yurtdışından kesildiğini tespit ettiği öğrenildi. Denetmenler bir süredir Google'da reklamlarını yayınlayan şirketlerden bilgi topluyordu. Yapılan incelemede faturanın Türkiye'deki şirket yerine yurtdışındaki şirket tarafından kesilmesinin ödemeyi yapan firmalara fark doğurmayacağını, ancak ödemenin Türkiye'deki firmadan kesilirse verginin Türkiye'de vergi dairesine ödeneceğini, bunun da Türkiye yönünden vergi kaybı anlamına geleceğini ortaya koyuyor.
TÜRKİYE'DE ÖDEMEK ZORUNDA
Google'a kesilen vergi cezası, Gelir Vergisi Yasası'nın 7'nci, KDV Yasası'nın 11, 12 ve 16'ncı maddelerine dayanıyor. 7'nci madde'ye göre Türkiye'de temsilciliği bulunan şirket Türkiye'de vergi mükellefi olarak kabul ediliyor. Buna göre ulusalararası şirketlerin Türkiye temsilcileri, Türkiye'de elde ettikleri gelirlerin vergisini burada ödemek zorunda.
İstanbul Vergi Denetmenleri bürosuna bağlı vergi denetmenlerince internet arama motoru Google hakkında yapılan soruşturma tamamlandı. Yapılan inceleme sonunda Google şirketine 71 milyon TL tutarında vergi cezası kesildi. Türkiye'de hızla büyüyen internet reklamcılığı pazarında Google'ın en büyük paya sahip olduğu belirtiliyor. Vergi denetmenlerinin Google Ireland şirketinin Türkiye'deki firmaların reklam ve ilan işlerini Türkiye'deki temsilcisi olan Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd Şti. aracılığı ile yaptığını, ancak işi sanki temsilci aracılığıyla değil de doğrudan doğruya kendisi yapmış gibi göstererek bu ilanların faturasını yurtdışından kesildiğini tespit ettiği öğrenildi. Denetmenler bir süredir Google'da reklamlarını yayınlayan şirketlerden bilgi topluyordu. Yapılan incelemede faturanın Türkiye'deki şirket yerine yurtdışındaki şirket tarafından kesilmesinin ödemeyi yapan firmalara fark doğurmayacağını, ancak ödemenin Türkiye'deki firmadan kesilirse verginin Türkiye'de vergi dairesine ödeneceğini, bunun da Türkiye yönünden vergi kaybı anlamına geleceğini ortaya koyuyor.
TÜRKİYE'DE ÖDEMEK ZORUNDA
Google'a kesilen vergi cezası, Gelir Vergisi Yasası'nın 7'nci, KDV Yasası'nın 11, 12 ve 16'ncı maddelerine dayanıyor. 7'nci madde'ye göre Türkiye'de temsilciliği bulunan şirket Türkiye'de vergi mükellefi olarak kabul ediliyor. Buna göre ulusalararası şirketlerin Türkiye temsilcileri, Türkiye'de elde ettikleri gelirlerin vergisini burada ödemek zorunda.
13 Ekim 2009 Salı
5 bin gence bilişim alanında eğitim fırsatı
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, E-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu'nun kararı ile Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından ''Nitelikli Bilişim Çalışanları Programı''nın başlatıldığını belirterek, ''Burada ilk etapta 6 ay içinde üç farklı uzmanlık alanında 5 bin kadar gencimize eğitim verilmesi öngörülüyor'' dedi.
Bakan Yılmaz, İnterpromedya tarafından düzenlenen ''Bilişim Zirvesi'09'' kapsamında düzenlenen E-Devlet Konferansı'nda yaptığı konuşmada, zirvenin 9. kez düzenlendiğini belirterek, dünyanın içinden geçtiği dönüşüm sürecinde yapılan bu çalışmaların, kamu ve özel sektöre yol göstereceğini düşündüğünü söyledi.
Sloganı ''Yeni Dünya Yeni Yaşam'' olan konferansların sloganının iyi seçildiğini dile getiren Yılmaz, bilgi teknolojilerinin artık sadece teknik bir hadise değil, aynı zamanda yeni bir dünya, yeni bir ekonomi ve yeni bir devlet anlayışı olduğunu ifade etti.
Dünya ölçeğinde de bu dönüşüm sürecine hızlı bir şekilde ayak uydurabilecek veya uyduramayacak ülkelerin olacağına dikkati çeken Yılmaz, ''Bu süreci iyi algılayamazsak ve gereğini yapamazsak hızlı bir şekilde geriye düşme riski mevcut'' dedi.
Bakan Yılmaz, yaşanılan sürecin, tüm toplumu etkilediği gibi kamuyu da etkilediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Bana göre iki ana kanaldan bu etki gelişiyor. Birincisi yeni teknolojiler. Yeni teknolojiler geldikçe kamudaki iş yapma biçimi de değişiyor. İkincisi ise gerek halkımızın gerekse iş dünyasının kamuya yönelik taleplerinde çeşitlenme ve artış oluyor. Bir taraftan da dünyadaki bu rekabetçi ortamda kamunun bütçesi üzerinde giderek artan bir baskı var.
Bunu çözmenin yolu kamunun daha fazla, daha çeşitli hizmeti topluma sunmasından geçiyor. Bunu söylediğimizde de e-devlet gündeme geliyor. Kamu artık bunu farklı bir zihniyetle yapmak zorunda. Yöneten-yönetilen ayrımının eskisi kadar çok keskin olmadığı, insanları idare etmekten işlerin idare edildiği bir dünyaya geçişten söz ediyoruz. Bu ortamda kamunun yeni bir zihniyetle olaylara yaklaşması gerekiyor. Daha insan odaklı, daha katılımcı, daha şeffaf, daha hesap verebilir bir kamu yapısının oluşması gerekiyor.''
Hükümet olarak e-devlet konusuna başından beri büyük önem verdiklerini ve 2002 yılında ilan edilen Acil Eylem Planı'nda ''E-Dönüşüm Türkiye'' projesi adı altında sadece kamu olarak değil, toplumun bütününde bu konuya çok daha fazla önem verileceğinin vurgulandığını hatırlatan Yılmaz, eylem planının o tarihten bu yana uygulanmaya çalışıldığını bildirdi.
Bakan Yılmaz, İnterpromedya tarafından düzenlenen ''Bilişim Zirvesi'09'' kapsamında düzenlenen E-Devlet Konferansı'nda yaptığı konuşmada, zirvenin 9. kez düzenlendiğini belirterek, dünyanın içinden geçtiği dönüşüm sürecinde yapılan bu çalışmaların, kamu ve özel sektöre yol göstereceğini düşündüğünü söyledi.
Sloganı ''Yeni Dünya Yeni Yaşam'' olan konferansların sloganının iyi seçildiğini dile getiren Yılmaz, bilgi teknolojilerinin artık sadece teknik bir hadise değil, aynı zamanda yeni bir dünya, yeni bir ekonomi ve yeni bir devlet anlayışı olduğunu ifade etti.
Dünya ölçeğinde de bu dönüşüm sürecine hızlı bir şekilde ayak uydurabilecek veya uyduramayacak ülkelerin olacağına dikkati çeken Yılmaz, ''Bu süreci iyi algılayamazsak ve gereğini yapamazsak hızlı bir şekilde geriye düşme riski mevcut'' dedi.
Bakan Yılmaz, yaşanılan sürecin, tüm toplumu etkilediği gibi kamuyu da etkilediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Bana göre iki ana kanaldan bu etki gelişiyor. Birincisi yeni teknolojiler. Yeni teknolojiler geldikçe kamudaki iş yapma biçimi de değişiyor. İkincisi ise gerek halkımızın gerekse iş dünyasının kamuya yönelik taleplerinde çeşitlenme ve artış oluyor. Bir taraftan da dünyadaki bu rekabetçi ortamda kamunun bütçesi üzerinde giderek artan bir baskı var.
Bunu çözmenin yolu kamunun daha fazla, daha çeşitli hizmeti topluma sunmasından geçiyor. Bunu söylediğimizde de e-devlet gündeme geliyor. Kamu artık bunu farklı bir zihniyetle yapmak zorunda. Yöneten-yönetilen ayrımının eskisi kadar çok keskin olmadığı, insanları idare etmekten işlerin idare edildiği bir dünyaya geçişten söz ediyoruz. Bu ortamda kamunun yeni bir zihniyetle olaylara yaklaşması gerekiyor. Daha insan odaklı, daha katılımcı, daha şeffaf, daha hesap verebilir bir kamu yapısının oluşması gerekiyor.''
Hükümet olarak e-devlet konusuna başından beri büyük önem verdiklerini ve 2002 yılında ilan edilen Acil Eylem Planı'nda ''E-Dönüşüm Türkiye'' projesi adı altında sadece kamu olarak değil, toplumun bütününde bu konuya çok daha fazla önem verileceğinin vurgulandığını hatırlatan Yılmaz, eylem planının o tarihten bu yana uygulanmaya çalışıldığını bildirdi.
İnternette şifre hırsızlığı yayılıyor
E-posta sağlayıcıları geçtiğimiz günlerde saldırıları doğruladı. İnternet güvenliği hizmetleri veren Websense şirketi, Yahoo, Gmail ve Hotmail hesaplarından gelen çöp mesajlarda büyük bir artış belirlediklerini duyurdu.
Şifreleri kırılan hesaplardan bireylere kişiselleştirilmiş mesajlar gönderiliyor ve cazip alışveriş siteleri öneriliyor. Ancak bu siteler aslında sahte ve amaç, banka bilgisi gibi ek verilere ulaşmak.
Kullanıcıları dikkatli davranmaları konusunda uyaran güvenlik uzmanı Carl Leonard, önceden tanınmayan bir siteye girmeden, mesajı gönderen kişiye böyle bir tavsiyede bulunup bulunmadığının sorulmasını öneriyor. Bir diğer tavsiye de bu şekilde gönderilen bağlantılardaki adreslerin kontrol edilmesi: Adresler https ile başlıyorsa bu, sitenin güvenli ortamda olduğu anlamına geliyor. BBC de son günlerde pek çok kullanıcıdan bu tür haberler alıyor.
Örneğin Peter Griffin, Salı günü Hotmail hesabının şifresinin kırıldığını ve adres listesindeki kişilere kendi adına mesajlar gönderildiğini farketmiş. Şifresini değiştirmesine rağmen, bir saat sonra adresinden altı mesaj daha gönderildiğini görmüş.
Bir güvenlik uzmanı, son dalgaya bir "tuş izleme" saldırısının yol açmış olabileceğini düşünüyor. Imperva şirketinden Amichai Shulman, pek çok mağdurun bu yönde bilgiler verdiğini söylüyor.
"Yemleme" olarak adlandırılan ve gönderilen bir mesajla kişiyi kişisel bilgilerini yazmaya ikna etmeyi hedefleyen saldırılardan farklı olarak, bu tür siber-saldırılar klavyede hangi tuşlara bastığınızı kaydediyor. Bunu sağlayan "habis" yazılımlar, başka bir program kullanılırken otomatik olarak bilgisayarınıza indirilebiliyor.
"KENDİNİZE ZOR BİR ŞİFRE BULUN"
Son saldırı dalgası geçen hafta, Hotmail, Google ve Yahoo hesaplarından tıklayın 30 bin isim ve şifreyi içeren listelerin yayınlanması ile ortaya çıkmıştı.
Toplamda buna benzer üç liste oluştuğu anlaşılıyor. Uzmanlar bu gibi saldırılara hedef olduğunu düşünenlerin anti-virüs yazılımlarını güncellemesini ve tahmin edilmesi zor, harf ve sayıları bir arada içeren bir şifre seçmeye çalışmasını öneriyor. Bu durum çok çeşitli amaçlar için oluşturulan şifrelerin nasıl hatırlanacağı tartışmalarını da alevlendirdi.
F-Secure kuruluşunun güvenlik uzmanlarından Sean Sullivan'ın önerisi en basit çözüme yönelmek ve karmaşık şifreleri güvenli bir yere yazmak. Sullivan "Bu öneri, kulağa yaygın anlayışın aksi gibi gelse de akılcı. İnsanlar zor şifreleri hatırlayamadıkları için kolay kırılan şifreleri seçiyor." diyor.
Şifreleri kırılan hesaplardan bireylere kişiselleştirilmiş mesajlar gönderiliyor ve cazip alışveriş siteleri öneriliyor. Ancak bu siteler aslında sahte ve amaç, banka bilgisi gibi ek verilere ulaşmak.
Kullanıcıları dikkatli davranmaları konusunda uyaran güvenlik uzmanı Carl Leonard, önceden tanınmayan bir siteye girmeden, mesajı gönderen kişiye böyle bir tavsiyede bulunup bulunmadığının sorulmasını öneriyor. Bir diğer tavsiye de bu şekilde gönderilen bağlantılardaki adreslerin kontrol edilmesi: Adresler https ile başlıyorsa bu, sitenin güvenli ortamda olduğu anlamına geliyor. BBC de son günlerde pek çok kullanıcıdan bu tür haberler alıyor.
Örneğin Peter Griffin, Salı günü Hotmail hesabının şifresinin kırıldığını ve adres listesindeki kişilere kendi adına mesajlar gönderildiğini farketmiş. Şifresini değiştirmesine rağmen, bir saat sonra adresinden altı mesaj daha gönderildiğini görmüş.
Bir güvenlik uzmanı, son dalgaya bir "tuş izleme" saldırısının yol açmış olabileceğini düşünüyor. Imperva şirketinden Amichai Shulman, pek çok mağdurun bu yönde bilgiler verdiğini söylüyor.
"Yemleme" olarak adlandırılan ve gönderilen bir mesajla kişiyi kişisel bilgilerini yazmaya ikna etmeyi hedefleyen saldırılardan farklı olarak, bu tür siber-saldırılar klavyede hangi tuşlara bastığınızı kaydediyor. Bunu sağlayan "habis" yazılımlar, başka bir program kullanılırken otomatik olarak bilgisayarınıza indirilebiliyor.
"KENDİNİZE ZOR BİR ŞİFRE BULUN"
Son saldırı dalgası geçen hafta, Hotmail, Google ve Yahoo hesaplarından tıklayın 30 bin isim ve şifreyi içeren listelerin yayınlanması ile ortaya çıkmıştı.
Toplamda buna benzer üç liste oluştuğu anlaşılıyor. Uzmanlar bu gibi saldırılara hedef olduğunu düşünenlerin anti-virüs yazılımlarını güncellemesini ve tahmin edilmesi zor, harf ve sayıları bir arada içeren bir şifre seçmeye çalışmasını öneriyor. Bu durum çok çeşitli amaçlar için oluşturulan şifrelerin nasıl hatırlanacağı tartışmalarını da alevlendirdi.
F-Secure kuruluşunun güvenlik uzmanlarından Sean Sullivan'ın önerisi en basit çözüme yönelmek ve karmaşık şifreleri güvenli bir yere yazmak. Sullivan "Bu öneri, kulağa yaygın anlayışın aksi gibi gelse de akılcı. İnsanlar zor şifreleri hatırlayamadıkları için kolay kırılan şifreleri seçiyor." diyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)